Güvercin


Dördüncü poz güvercin.

Derste, ilk pozdan beri kabul edebilmenin ve rıza gösterebilmenin altını çiziyorum.

Önümdeki öğrencilerden biri poza giriyor, çıkıyor, duruyor. Ofluyor, tekrar giriyor, sıkılıyor. Çıkıyor. Ayağını öne almaya çalışıyor, bedenini sağ sola yatırıyor. Yok yine olmuyor. İzliyorum. Belli ki sağdan sağdan gelmişler. İnatla o poza gi-ri-le-cek ama! Afakanlar basmış, son sürat denemeye devam. Azmine hayran kalmış olsam da, bıyık altından gülümsüyorum. "Ha-ha ben!" diyorum. Bir şeyi oldurmaya çalışıyor, ama belli ki bugün olmayacak.

Süreç kabul basamaklarından ibaret. Şu andaki halini görmedikçe, diğer basamağa -maalesef- geçemiyorsun.

Öğrencimin yanına gidiyorum.

Atarlı bir yoga eğitmeni olarak muzur muzur soruyorum. “Debeleniyorsun biraz sanki?”

Cevap çok minnoş: “poza girip kabul etmek istiyorum, edemiyorum!”

E, diyorum, belki de bugünlük kabul etmen ‘şu anda bu poza giremediğindir; girme denemelerin ve çıkma sonuçlarındır.”

Öğrencim yarı tatmin olmuş. Belli ki bir cevaba daha ihtiyacı var. Birkaç saniye sustum, cevap zaten kendiğinden geliyor.

Kabulden kastım illa ki poza girip pozun sana hissettirdikleriyle kalman olarak algılama. Şu anda sen bu poza girmek istiyorsun, ama rahat edemiyorsun. E bunda anormal bir şey yok. Beklentin pozun içinde kalıp kabul sürecini orada yaşaman. Sen poza bugün girememeyişini kabul et. Esas yoganı yapmış olursun bence.”

Öğrencim gülümsedi; gülümsedikleri zaman ben de gülümsüyorum: “tamam, anlaştık o halde,” der gibi.

Bu dersi hala detaylarıyla hatırlıyorum, çünkü önemli bir şey deneyimletti.

Derslerde kabulün altını çiziyoruz. Ama sonra bu kabul sadece pozun içindeki duygulara kabul göstermek olarak anlaşılıyor. Bu biraz şuuru daraltmak aslında. Bakış açısını sınırlı tutmak. Şimdi ben pencereden mi yoksa kapı deliğinden baktığımda mı ötede olanı daha net ve tam görebilirim?

O gün öğrencim, pozun içinde değil de, dışında da kabul sürecini araştırdığı için; hem o hem ben yogayı gündelik hayatta deneyimleme üzerine, mat üstünden gerçek hayata geçmiş olduk. Belki minik, ama önemli bir adım.

Kabul araştırması sadece mat’in üstündeki, poz içindeki duyu(m)larla yapılmamalı. Açığa çıkarılmalı, genele yayılmalı.

Öğrencimi o dersten sonra bir daha görmedim. Açıkçası merak ediyorum; o günden bugüne kadar hayatında neler olup bittiğini. Farkındalığın tatlı tarafı, bulundu mu, kendi kendiliğine, katre katre yayılması hayata. Bizim -uyanık olmak dışında- pek de bir şey yapmamız gerekmiyor. Mis!


Featured Posts
Posts Are Coming Soon
Stay tuned...
Recent Posts
Archive
Search By Tags
No tags yet.
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2015 can bora tiyatro & dans.