İlişki: poza dair.

February 10, 2016

Pozlarla mat üstünde kurduğumuz ilişki, hayat içinde kurduğumuz ilişkilerle çok benzerlik gösteriyor. Ortada iki eleman var: poz ve poza giren benlik.

 

Bu iki arasındaki diyalog bir şeyi inşa etmeye dayalı. Poz cömert, açık gönüllü ve samimidir. Konuşur, size size dair bir şeyler fısıldar. Bu fısıldayan sesi duymazdan gelir, kulak tıkarsanız ortada diyalog değil, monolog oluşur. Herkes kendi dünyasında tek başına kalmış olur.

 

Duygusal ilişkilerde olduğu gibi, siz kendinizi ne kadar poza açarsanız, ne kadar ona güvenirseniz; poz da size o kadar açılır. Bir adım sizden, bir adım pozdan. Aranızdaki ilişkiyi yapıcı bir şekilde beslemezseniz, pozla aranızda oluşturduğunuz ilişki ya da yapı pek de verimli olmayacak.

 

İnsan kendini bazen pozlara bırakmaktan çekiniyor, cesaret edemiyor. Maalesef, bir ilişkide birine güvenebilir ve bu kişi sizi kandırabilir ya da ihanet edebilir. Olabilirliği olan durumlardan biri bu sadece. Poz içerisindeki ilişkide -ne şanslıyız ki- pozun size ihanet etme gibi bir lüksü yok. Sonuçta kendinizle kalıyorsunuz, yaşadığınız ilişki siz ve sizin daha derin bir yanınızla kurulan bağdan ibaret. Poz, daha güvenilir bir liman yani. Pozun kendinize dair fısıldadıkları kimi zaman hoşunuza gitmeyebilir. İlişkilerin yegane amacı da bu değil mi: karşınızdakini olduğu gibi kabullenmeye çalışmak, kendinizi tanımak, hoşgörünüzün gelişmesi ve şuurunuzun daha kapsayıcı hale gelmesi.

 

 

Sistem içine alan, bütünleştirici olmalıdır. Karşınızdaki kişi sisteme dahil olmak ister. Ve siz onu olduğu haliyle kabul etmezseniz, herhangi bir değişim ya da gelişme olmaz. Çünkü kişi kabul edilmek ister, sisteme entegre, sistemin bir parçası olmayı arzular. Şikayet ettiğiniz anneniz, bir türlü arzu ettiğiniz hale gelmeyen sevgiliniz, tamamen aynı hesap! 

 

İsterseniz pozun içindeki kendinizi kabul etmeyin. Ne var ki, o hep orada. Poza girdiğinizde kendinizi tekrardan gösterecek. O da kabul edilmek istiyor çünkü. Ve kabul demek, şuurunuzun yayılmasının anlamını çizer. Bırakın; hissettiklerinizi boykot etmeyin, siz onlara rıza gösterebildikçe, “genişlediğinizi” fark edeceksiniz. Şu anda hemen kafanızın üzerinde uzanan gökyüzüne bakın. Dünyanın çok daha uzak bir yerindeki gökyüzü de aynı. Tek bir gök var, hepimizi kapsayabilen. Ve bilin ki, hepimize yer var bu gök altında.

Please reload

Featured Posts

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Recent Posts

July 25, 2016

June 5, 2016

February 24, 2016

February 24, 2016

February 12, 2016

February 10, 2016

February 10, 2016

February 10, 2016

Please reload

Archive
Please reload

Search By Tags
Please reload

Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2015 can bora tiyatro & dans.